doğum odası süsleme
bu birbirinden şık yastıkları evinizde kendinizde yapabilirsiniz fakat uğraşmak zor gelir derseniz de bu ürünleri buradan satın alabilirsiniz.
Kategori: (dogum odasi susleme) | Yorum (0) | Bağlantı

bu birbirinden şık yastıkları evinizde kendinizde yapabilirsiniz fakat uğraşmak zor gelir derseniz de bu ürünleri buradan satın alabilirsiniz.
Kategori: (dogum odasi susleme) | Yorum (0) | Bağlantı

1. Ultason çocuk için zararlı mı?
Uzmanlar ultrasonun çocuklar için yüzde yüz zararsız olduğunu iddia etmiyor. Bundan dolayı bu yöntem bebeği seyretmek için bir gösteriye dönüşmemeli. Aksine sadece gelişimini takip etmek için kullanılmalı. Sorunsuz geçen bir hamilelikte üç kez kapsamlı ultrason
muayenesi yapılır. Bunlar 9. - 12. hafta, 19. - 22. hafta ve 29. - 32. hafta arasında yapılabilir.
2. Araba yolculuğunda nelere dikkat edilmeli?
Uzun süren yolculuklarda sık sık mola vermeye çalışın. Tuvalet ihtiyacınızı düzenli olarak giderin. Kollarınızı ve bacaklarınızı molalar esnasında hareket ettirin. En iyisi kısa bir yürüyüş yapmak. Yeteri miktarda sıvı almaya gayret edin. Emniyet kemerinin alt bölümü karnınızın alt kısımını sarmalı. Böylece olası bir kaza anında karnınız baskı görmemiş olur. Bebek için endişelenmenize gerek yok. Çünkü plasenta ona gereken korumayı sağlayacaktır.
3. Hangi gıdaları kesmeliyim?
Belli başlı birkaç yiyecek özellikle toksoplazmayı artırtıklarından mutlaka dikkatli tüketilmeli veya tamamıyla mönüden çıkarılmalı. Bunların başında çiğ kırmızı et (çiğköfte), çiğ yumurta ve çiğ süt ürünleri geliyor. Salatayı daima çok iyi yıkayın. Mümkün olduğunca çiğer tüketmeyin. Her gebenin kişisel durumundan kaynaklanan farklılıkları vardır. Bundan dolayı doktorunuza hangi besinleri tüketbileceğiniz ve hangilerinden vazgeçmek zorunda olduğunuzu mutlaka danışın.
4. Hangi rahatsızlıklarla karşılaşabilirim?
Hormonlarınızın değişmesi bedeninizde bazı farklılıklara yol açabilir. Bunlardan başında gelenler::
Yorgunluk: Progesteron rahmi rahatlatırken aynı zamanda yorgunluğa neden olabilir. Bu nedenle özellikle hamileliğin ilk aylardında kendinizi sıkça yorgun hissedebilirsiniz. En iyi çözüm ise dinlenmek ve uyumak.
MMide yanması: Gebeliğin son aylarında bebek mideye baskı uygular. Buna bağlı olarak mide asidi yükselir ve ağzınızda veya gezinizdeki acı tad oluşur (Reflü). Böyle bir durumda su ya da süt içebilirsiniz. Kahve ve şekerli gıdalardan kaçının.
Kabızlık: En kolay çare bolca doğal gıdalarda saklı. Kepekli besinler veya bağırsaklarınızı çalıştıracak seçenekler tüketin. Bolca sıvı alın ve hareket edin. Müshil ilacı kullanmayın.
Sık idrara çıkma: Çevrenizde bulunan tüm umumi tuvaletleri ezberlediğiyseniz duruma şaşırmayın. Dolaşım sisteminizdeki hızlanma böbreklere de yansıdığından ihtiyaç giderme sayınızda artacak. Bebeğin baskısının da etkisi var. Durum size sıkıcı gelse de herhangi bir zararı yok.
Bulantı: Hormonların değişmesine bağlı olarak mide bulantıları geçirebilirsiniz. Özelikle sabahları karşılaşacağınız bu rahatsızlık gün boyu sürmez. Mümkün olduğunca hafif atlatmak için hemen yataktan kalkmayın ve çay için.
5. İki kişilik mi yemeliyim?
Hamilelik boyunca 6 ila 20 kilo almak normal sınırlar içinde sayılabilir. Dokuz ay boyunca enerji ihtiyacınız çok yüksek olacak. İlk üç ayda günde 2400 kalori sizin için yeterli olacak. Zaten bir gebenin bu kadar kalori tüketmesine izin var. İkinci üç ayda günde 2600 son üç ayda ise günde 2800 kalori tüketebilirsiniz. Bedeninizin bu dönemde yüksek miktarda vitamin ve minerale ihtiyacı var. Albümin (kırmızı et, balık, süt ürünleri, patates, kepekli ürünler) hücre yapımında faydalı. Bundan dolayı normal ihtiyacın iki katını almak gerekli. Kalsiyum (günde yarım litre süt, süt ürünleri) bebeğin kemik ve diş oluşumu için çok önemli. Demir (kırmızı et, kepekli ekmek, yeşil sebzeler) kan yapımını destekler. Vitaminler (meyve, sebze, kepekli ve sütlü ürünler) dolaşımı harekete geçirir. Tatlı su balığı ve iyotlu tuz iyot eksikliğin giderir.
6. Çatlaklar oluşmak zorunda mı?
Bu tamamıyla cildinizin yapısına bağlı. Ama kadınların yüzde 70'inden fazlası gebelikte çatlaklarla karşılaşıyor. Buna şaşmamak gerekiyor çünkü karnın çapı 50 - 60 cm kadar büyüyor ve bu durum cildiniz için ağır bir yük. Liflerin maksimum esnemesi gerekiyor ve cildiniz zayıfsa yırtılabilirler. Her ne kadar çatlakların rengi hamileliğin ardından soluklaşsa da izleri hep kalır. Gebeliğin 18. haftasından itibaren karnınıza buğday özlü yağlarla masaj yapmak size yardımcı olabilir.
7. İlk defa ne zaman hareket edecek?
Hamileliğin belki de en heyecanlı anı bebeğinizin ilk tekmesini atması. İlk hamilelikte genelde 20. haftada ilk hareketler hissedilebilir. Deneyimli anneler ve ikiz bekleyenler 18. haftadan itibaren heyecanlanmaya başlayabilirler.
8. Doğumun başladığını nereden anlayabilirim?
En önemli belirtileri sancıların başlaması veya suyun gelmesi. Böyle bir durumda derhal hastaneye başvurun. Bazı kadınlarda günler öncesinden akıntı başlar. Bazılarında huzursuzluk veya ishal görülüyor.
Kategori: (dogum sorunlari) | Yorum (0) | Bağlantı

Epidural anestezi nasıl yapılır?
Epidural anestezinin başlıca amacı doğum ağrılarını tamamen ortadan kaldırmak veya en azından azaltmak. Diğer yandan annenin yorulmasını engelleyerek doğumun seyrini de kolaylaştırmak. Bir anestezi uzmanı tarafından gerçekleştirilen bu girişimin amacı rahim kasılmaları ve bebeğin doğum kanalında ilerlemesinden doğan ağrı duyusunu bloke etmek.
İşlem kabaca steril koşullarda epidural aralığa bir iğne yerleştirilerek yapılır. Öncelikle uygun belkemiği aralığı tespit edilmesi için hastaya oturur veya yan yatar pozisyonda öne doğru eğilmesi söylenir. Gerekli temizlikler ve küçük bir lokal anestezi yapıldıktan sonra iğne doktor tarafından uygun bölgeye yerleştirilir. Bu esnada hastanın hareketsiz kalması çok önemli. İğne epidural aralığa girdikten sonra bunun içinden çok ince kateter adı verilen plastik bir hortum geçirilir. Bu esnada çok hafif geçici bir elektirik akımı hissi duyulması normal. Daha sonra kateter yerinde bırakılarak iğne çekilir ve buradan anestezik madde verilir. Genel olarak 10 - 15 dakika içerisinde etki görülür ve ağrı duyusu ortadan kalkar.
Epidural anestezi ne zaman kullanılır?
Epidural anestezinin kullanımı annenin doğum esnasında aşırı yorulmasını engelleyerek doğum sonrasındaki iyileşme ve toparlanma süresini azaltır. Günümüzde hemen her doğumda kullanılması gereken bu işlem öncesinde işlemi gerçekleştirecek anestezi doktoru ile görüşüp muayene olmakta fayda var. Böylece epidural anesteziye engel olabilecek durumları önceden tespit etmek mümkün olabilir.
Özellikle hipertansiyon, kalp hastalığı, sara gibi durumlarda epidural anestezi doğum esnasındaki ağrıya bağlı tansiyon değişikliklerini veya krizleri engeller.
Doğumun sezaryana dönmesi durumundaysa bu operasyonu yapmak içinde kullanılabilir. Böylece acil şartlarda yapılacak bir genel anestezinin getireceği mahsurlardan sakınmak mümkün olur.
Epidural anestezinin doğumun hangi aşamasında yapılacağı değişmekle birlikte genel olarak rahim ağzı açılmaya başlayıp 4 cm kadar genişlediğinde uygulanır. Ancak doğumun başladığından emin olunduğu durumlarda epidural kateteri yerleştirip ilacın verilmesinin rahim ağzının durumuna göre daha sonra yapılması mümkün.
Epidural anestezide yan etkiler ve komplikasyonlar
Her tıbbi girişimde olduğu gibi epidural anestezininde yan etkileri ve komplikasyonları var. Ancak bu olumsuz durumlar anestezi uzmanının tecrübesine bağlı olarak azalır.
- Öncelikle epidural anestezinin her zaman etkili olmadığını bilmek gerekir. Aynı dozda yapılan ilaç değişik kişilerde değişik sonuçlar verebilir.
- Bazı seyrek durumlarda epidural boşluk ince bir zarla ikiye ayrılmıştır. Bu durumda epidural anestezi vücudun tek bir yanını etkileyeceğinden ikinci bir enjeksiyon gerekebilir.
- İşlemin yapılacağı bel bölgesini ilgilendiren bir enfeksiyon, abse veya 38 dereceyi geçen ateş durumlarında epidural anestezi yapılamayabilir.
- Aynı şekilde kanama, pıhtılaşma bozukluğu olan kişilerde epidural anestezi yapılamaz.
- Bel kemiğine ait bozukluklar, eğrilikler veya bel fıtığı her zaman epidural anesteziye engel teşkil etmez. Bu gibi durumlarda anestezi uzmanı bilgilendirilmeli.
- Epidural anestezi bazı seyrek durumlarda bir kaç gün süren baş ağrılarına neden olabilir.
- Seyrek durumlarda uzun süreli bel ağrıları oluşabilir. Bu ağrıların süresi genellikle 48 saati geçmez. Doğum sonrasında oluşan bel ağrılarının oranının epidural anestezi uygulanan ve uygulanmayan kadınlarda aynı olduğu gözlendi.(*)
Bu konuda sıklıkla karşılaşılan sorular
- Epidural anestezi bebeğimi etkiler mi?- Kullanılan anestezi maddesinin dozu çok düşük olduğundan bu anestezik maddenin bir kısmı plasentadan geçse de bebek üzerinde bir etki yaratmaz.
- Bebeğime süt verebilir miyim?- Aynı şekilde kullanılan anestezi ilaçlarının dozunun çok düşük olması nedeniyle bu ilaçların anne sütüne geçen kısmı bebeği etkilemeyecek dozdadır.
- Felç olma riskim var mı?- Bu konuda en sık sorulan sorulardan birisi de felç olma riskiyle ilgili. Günümüzde kullanılan ilaçların bu tarz bir komplikasyon yaratma ihtimali sıfıra yakın.
- Epidural anestezi doğum süresini uzatır mı veya vakum ve forseps kullanma sıklığını artırır mı?- Bu çok tartışmalı konulardan biri. Günümüzde kabul gören görüş epidural anestezinin doğum süresini 1 - 2 saat uzattığı yönünde. Vakum veya forseps kullanma veya sezaryan yapma sıklığında bir artış gözlenmedi.
- Ağrılı bir işlem midir?- İşlem öncesinde lokal anestezi yapıldığından işlem acısız seyreder. Epidural anestezi işlem sonrasında 10 - 15 dakika içerisinde etkisini gösterir.
- Epidural anestezinin etkisi ne kadar sürer?- Bir kateter epidural boşlukta bırakılıp buradan sürekli anestezik madde verildiğinden anestezi süresi istenildiği kadar sürdürülebilir. Doğumdan sonra 2 - 3 saat içinde epidural anestezinin tüm etkileri ortadan kalkar.
Dr. Senai AKSOY
Kategori: (dogum sorunlari) | Yorum (0) | Bağlantı
Blogcu ile yapıldı